Doğa takviminde buğday hasadı zamanı!
Bir Tohum Vakfı ve Küçükkuyu Belediyesi iş birliğiyle İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında hayata geçirilen Kültür Kenti Küçükkuyu, Ayvacık Belediyesi’nin katkıları ve Slow Food İda’nın iştirakçiliğiyle, Küçükkuyu ve Ayvacık bölgesinde; iki ayrı köyde (Adatepe ve Süleymanköy)ve belde/ilçe merkezlerinde düzenlenen “Hasat ve Bereket” etkinliğinde buğdayın kültürel ve tarihsel izlerini süren üç günlük bir programla bir araya geldik ve hasadı kutladık.
“Hasat ve Bereket” etkinliği toprağın, tohumu sahiplenmenin ve yerel bilgeliğin sesiyle, sistemin dayattığı endüstriyel, tek tipleştirici modele karşı bir duruşa dikkat çekmeyi amaçlıyordu ve bu etkinliğin doğa takviminde yer alması için gerçekleştirildi.
Program, Kazdağı’ndaki buğday çeşitliliği, tarımsal biyoçeşitlilik, temel gıdalarımızın en yaygını olan buğdayın kültürü arkeolojisi ve üretimi, tohumların korunması ve gastronomi etkinliklerini içeriyordu. Süleymanköy’de yerel buğday biyoçeşitlilik tarlasında 44 çeşit buğdayın üretilmesi ve çoğaltılması devam ediyor.
Pek çok akademisyen, araştırmacı ve çiftçinin katıldığı programın destekçileri arasında Ayvacık Belediyesi, Perlacia ve Morgu Otel ile, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Mutfak Sanatları Akademisi de yer aldı.
Kültür Kenti Küçükkuyu projesi tarafından Ayvacık Belediyesi’nin katkıları ve Slow Food İda’nın iştirakçiliğiyle gerçekleştirilen Hasat ve Bereket etkinliğimizin Adatepe Köyü’ndeki programı Margu Restaurant’ın ev sahipliğinde söyleşi, sergi ve bereket süsü yapım atölyesi ile geçti.
İlk olarak Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Asuman Kerkez ile “Anadolu’dan Dünya’ya Armağan: Buğday ve Ritüelleri” sunumuna kulak verdik. Söyleşi Yunus Emre’den kuantuma, yasak meyveden buğdayın ülkemiz için önemine kadar uzanan geniş bir anlatıya sahipti.
Ardından Mustafa Alper Ülgen’in rehberliğinde “Başak Sergisi – Kazdağı’nın Yerel Buğdayları” söyleşisine geçtik. Kazdağı eteklerinden derlenen buğday başakları elden ele gezerken, o bize her bir cinsin hikâyesini ve aralarındaki farklarını anlattı.
Gün, Sevinç Özkaya’nın “Bereket Süsü: Hikayesi ve Yapımı” atölyesiyle devam etti.
Anlatılar eşliğinde buğday başaklarını bağladık, bereket süslerimizin hepimize bereket getirmesi dileğiyle…
Küçükkuyu Belediyesi Meclis Üyesi Semra Güngör’e, Öğr. Gör. Asuman Kerkez’e, Yerel Buğday Biyoçeşitlilik Tarlası’nı yaratan Mustafa Alper Ülgen’e, Sevinç Özkaya’ya ve bize kapılarını açan Adatepe Margu Restaurant ve ekibine çok teşekkür ederiz.
Kültür Kenti Küçükkuyu projesi çerçevesinde Ayvacık Belediyesi’nin katkıları ve Slow Food İda’nın iştirakçiliğiyle düzenlenen Hasat ve Bereket etkinliğimizin Ayvacık programında buğday temalı bir panel gerçekleştirdik.
Hasan Açanal’ın moderatörlüğündeki ilk oturumda, Ahmet Uhri ile buğdayın tarihsel yolculuğa odaklandık. Daha sonra Asuman Kerkez beslenme alanında buğdayla ilgili doğru bilinen yanlışlara açıklık getirdi. Nedim Atilla da buğdayın sanatla olan ilişkisini ve ölüm ile yaşam döngüsünün nasıl yer bulduğunu anlattı.
Sezer Kavak ise Çatalhöyük’te bulunan en eski ekmek üzerine yapılmış akademik araştırmalara dikkat çekti.
Panelin son bölümünde Victor Ananias’ı konuştuk. Mustafa Alper Ülgen, Güneşin Oya Aydemir ve Yonca Demir‘den Victor’un hayata bakışını dinledik ve çevresiyle paylaştığı bir buğdaya, arkadaşlarının ‘Victor’ adını verdiğini öğrendik.
Buğday Ekolojik Yaşam Derneği’nde çalışan Yonca Demir ise Victor Ananias tarafından kurulan derneğin faaliyetlerini anlattı.
Victor Ananias’a bize bıraktığı miras için çok teşekkür ederiz.
Çalışmalarıyla katkı sunan değerli panelistlerimize, katılımcılarımıza ve Ayvacık Belediyesi’ne teşekkür ederiz.
Kültür Kenti Küçükkuyu projesi çerçevesinde Ayvacık Belediyesi’nin katkıları ve Slow Food İda’nın iştirakçiliğiyle düzenlenen Hasat ve Bereket etkinliğimizin üçücü günü Süleymanköy’deydik.
Geleneksel hasat pratiklerine katılmak için hasadımızı yapacağımız Mustafa Alper Ülgen’in yerel buğday biyoçeşitlilik tarlasına gittik. Hasada başlarken hasadımızın hepimize bereketli olmasını diledik ve Süleymanköylü kadınların rehberliğinde ortaklaşa çalışarak hasadımızı gerçekleştirdik.
Hasat bitiminden sonra “Ekşi Mayalı Yerel Buğdaylarla Ekmek Atölyesi” ne geçtik. Atölyemiz Mutfak Sanatları Akademisi’nden Tuğba Taştekin Altan’ın ekşi maya kurulumu, kullanımı ve ekşi mayalı ekmek reçeteleri hakkında bilgiler paylaşmasıyla başladı.
Atölye yürütücülerimizin yaptığı lezzetleri birlikte tattık ve katılımcıların kendi sofralarına yapacakları ekmekler için ekşi maya dağıtımıyla atölyeyi bitirdik.
Biyoçeşitlilik tarlasını oluşturan Mustafa Alper Ülgen’e, geleneksel ekmek yapımını modern bir anlayışla buluşturup lezzetleri ortaklaşa hazırlayan atölyemiz yürütücülerine, birlikte hasada çıktığımız Süleymanköylü çiftçilere ve katılımcılarımıza çok teşekkür ederiz.
Kültür Kenti Küçükkuyu projesi çerçevesinde Ayvacık Belediyesi’nin katkıları ve Slow Food İda’nın iştirakçiliğiyle düzenlenen Hasat ve Bereket etkinliğimizin Ayvacık programında buğday temalı bir panel gerçekleştirdik.
Hasan Açanal’ın moderatörlüğündeki ilk oturumda, Ahmet Uhri ile buğdayın tarihsel yolculuğa odaklandık. Daha sonra Asuman Kerkez beslenme alanında buğdayla ilgili doğru bilinen yanlışlara açıklık getirdi. Nedim Atilla da buğdayın sanatla olan ilişkisini ve ölüm ile yaşam döngüsünün nasıl yer bulduğunu anlattı.
Sezer Kavak ise Çatalhöyük’te bulunan en eski ekmek üzerine yapılmış akademik araştırmalara dikkat çekti.
Panelin son bölümünde Victor Ananias’ı konuştuk. Mustafa Alper Ülgen, Güneşin Oya Aydemir ve Yonca Demir‘den Victor’un hayata bakışını dinledik ve çevresiyle paylaştığı bir buğdaya, arkadaşlarının ‘Victor’ adını verdiğini öğrendik.
Buğday Ekolojik Yaşam Derneği’nde çalışan Yonca Demir ise Victor Ananias tarafından kurulan derneğin faaliyetlerini anlattı.
Victor Ananias’a bize bıraktığı miras için çok teşekkür ederiz.
Çalışmalarıyla katkı sunan değerli panelistlerimize, katılımcılarımıza ve Ayvacık Belediyesi’ne teşekkür ederiz.